Göztepe, milli ara sonrasında Eyüpspor deplasmanında aldığı 4-0’lık galibiyetle moral depolamıştı. Ancak rakibin erken kırmızı kart görmesi, penaltıyla öne geçilmesi ve buna rağmen baskı organizasyonunda yaşanan sorunlar, galibiyetin ne kadar sağlıklı bir gösterge olduğu konusunda soru işaretleri oluşturmuştu. Bu nedenle Kocaelispor deplasmanı, Göztepe’nin gerçek oyun seviyesini görmek açısından önemli bir sınavdı.
Maç öncesi analizimizde karşılaşmayı denge oyunu ve iki takımın kırılganlıkları üzerinden değerlendirmiştik. Kocaelispor, düşük beklenen gol (xG) üretimine karşılık rakibine daha yüksek kalitede fırsatlar tanıyan bir takımdı. Ancak Göztepe savunma hatalarının bedelini ağır öderken Kocaelispor kritik anları daha doğru oynayarak skor avantajını koruyabiliyordu. Dolayısıyla bu karşılaşmada topa sahip olmaktan çok, alanları doğru yönetmenin belirleyici olacağını düşünüyordum.

Sonko’nun Üstünlüğü, Henrique’nin Eksikliği
Göztepe’nin ilk 11’inde sürpriz yoktu. Godoi’nin tekrarlayan sakatlığı nedeniyle savunmada Taha-Sonko-Bokele üçlüsü görev yaparken kanatlarda hücum yönünden en çok güvendiğim Arda-Akonnor ikilisi bulunuyordu. Merkezde Rhaldney-Miroshi-Antunes üçlüsü, ileri uçta ise Juan-Henrique ikilisi vardı.
İlk dakikalardan itibaren Göztepe, sahaya doğru yerleşen, rakibe boşluk bırakmayan ve fiziksel temaslarda üstünlük kuran taraftı. Özellikle Sonko’nun Metehan ve Agyei karşısındaki üstünlüğü, Kocaelispor’un hücum bağlantılarını büyük ölçüde engelledi. Rakip etkili bölgelere yaklaşmakta zorlanırken Göztepe, topa sahip olmadan da oyunu kontrol edebildi.
Ancak hücumda aynı başarıyı göremedik. Andre Henrique, takımın oyun profiline uyum sağlamakta zorlandı. Maçın başında açık alanda rakibine hız üstünlüğü kuramadığı pozisyon, bunun en net örneğiydi. Aynı pozisyonda Juan, Janderson veya Sinclair olsa erken bir gol bulmamız şaşırtıcı olmazdı. Üstelik Henrique, fiziksel temaslarda da yetersiz kalarak hücumdaki bağlantı istasyonu görevini yerine getiremedi.
Bir diğer eksiklik ise kenar organizasyonlarıydı. Arda ve Akonnor gibi hücum potansiyeli yüksek iki oyuncuya rağmen çizgilerde beklediğimiz üstünlüğü sağlayamadık.
Buna karşın Göztepe, Akonnor’un bireysel zorlamasıyla kazanılan kornerden golü buldu. Daha önemlisi, öne geçtikten sonra tamamen kendi sahasına kapanmadı. Özellikle ilk yarıda alanları doğru yönetmeye ve oyunun içinde kalmaya devam etti.

İkinci Yarı ve Geciken Değişiklikler
Devre arasında merak ettiğim konu Selçuk İnan’ın hamleleriydi. Çünkü Kocaelispor ön alanda fiziksel üstünlük kuramamış, hızlı oyuncularına alan açamamıştı.
Nitekim ikinci yarıya Aye hamlesiyle başladı. Aye, ilk dakikalarda Sonko’yu geriye çekerek birkaç topu kontrol etti ve kenardaki arkadaşlarını oyunla buluşturdu. Ancak bu girişimler etkili hücumlara dönüşmedi ve Göztepe kısa süre sonra kontrolü yeniden ele aldı.
Bu bölümden itibaren Stoilov’dan değişiklik bekliyordum. Orta sahanın direncini korumak, hücum oyuncularının savunma yardımıyla birlikte ileri koşularını sürdürebilmesini sağlamak gerekiyordu. Janderson, Matos ve Sinclair gibi oyuncuların katılımıyla Kocaelispor’un takım boyu uzatılabilir, daha geniş hücum alanları bulunabilirdi.
Ancak Stoilov değişiklikler için beklemeyi tercih etti.
Kocaelispor dört oyuncu değişikliği yapmasına rağmen oyunu çevirememişken Stoilov, oyundan çıkaracağı Henrique için duran topun kullanılmasını bekledi. Devam eden pozisyonda ise Henrique, şanssız bir müdahaleyle penaltıya neden oldu.
Yaklaşık 15 dakika önce oyundan alınması gerektiğini düşündüğüm oyuncu, tam kenara geleceği sırada takımını zor durumda bıraktı.
Futbolda doğru kararı vermek kadar o kararı zamanında uygulamak da önemlidir. Geciken doğru karar, bazen yanlış karar kadar pahalıya mal olabilir.
Neyse ki penaltıdan hemen önce Miroshi’nin bulduğu gol, Göztepe’nin skor avantajını korumasını sağladı.
Açıkçası penaltıya kadar rahat izlediğim maçın son 10 dakikasını aynı rahatlıkla takip edemedim. Skorun 2-1’e gelmesi, psikolojik olarak Göztepe’yi geriye çekip rakibin baskısını artırabilecek bir gelişmeydi. Nitekim son bölümde bu baskıyı gördük. Ancak savunma direncini korudu, maç boyunca fazla iş düşmeyen Arda da kritik kurtarışıyla galibiyete katkı sağladı.

Altı Puanın Şifresi ve Ocak Planlaması
Peki bu maçtan ne sonuç çıkarmalıyız?
Göztepe’nin savunmadaki toparlanması, genel oyununu da olumlu etkiliyor. Milli ara sonrasında alınan altı puanın temelinde daha düzenli, agresif ve fiziksel temaslarda güçlü bir savunma anlayışı var. Özellikle Sonko’nun dönüşüyle ilk topların kazanılması ve rakibin hücum bağlantılarının bozulması, takımın oyun kimliğini yeniden ortaya çıkardı.
Ancak bu gelişimin sürdürülebilir olması için kadro planlamasında da doğru adımlar atılmalı.
Godoi’nin sakatlık durumuna göre ocak ayında iki stoper takviyesi gerekebilir. Bu oyuncuların yalnızca savunma yapan değil; atletik, güçlü, geniş alanları savunabilen ve topla mesafe kat edebilen profiller olması önemli.
Orta sahada ise Anjorin’in hâlâ denkleme girememesi düşündürücü. Ocak ayında kendisinden çıkılarak yerine daha genç, atletik, dripling ve top taşıma becerisi yüksek, iki yönlü bir 8 numara alınması gerekebilir.
Çünkü Göztepe’nin yalnızca savunma direncini artırması değil, kazandığı topları hücuma daha etkili taşıyabilmesi de gerekiyor.

Son Söz Taraftara
Kocaeli deplasmanına bir bütün olarak giden ve takımını destekleyen bütün taraftarların emeklerine sağlık.
Beni mutlu eden yalnızca tribündeki destek değil, takımın taraftarı bir bütün olarak sahiplenmesi ve kulüp iletişiminin de bunu desteklemesiydi. Uzun zamandır görmek istediğimiz bir görüntüydü. Umarım kalıcı olur. Deplasmana giden herkese kazasız belasız yolculuklar diliyorum.
Önümüzde artık Çorum FK karşılaşması var. Onun rakip analiziyle yine burada olacağız.
O zamana kadar kendinize iyi bakın.
Göztepe savunmasını toparladıkça oyununu da geliştiriyor. Şimdi önemli olan, bu gelişimi istikrarlı ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürmek.















