Samsunspor, Marius’un satışıyla birlikte transfer döneminde yaklaşık 15 milyon Euro kâr elde etmiş oldu. İşin ilginç tarafı ise bu rakamın geçen sezon gerçekleşmesi öngörülen yaklaşık 15 milyon Euro’luk zarara neredeyse eşit olması.
Mali açıdan bakıldığında önemli bir tablo var. Ancak bana göre Samsunspor açısından asıl konuşulması gereken konu, bilançodan çok sahada yaşanan büyük değişim.
Son iki sezonda elde edilen başarının önemli parçaları olan Drongelen, Ntcham, Holse ve Marius aynı dönemde takımdan ayrıldı. Üstelik değişim bununla da sınırlı kalmadı. Zeki Yavru, Satka, Makoumbou ve Ndiaye gibi ilk 11 seviyesinde ciddi süreler alan oyuncular da artık kadroda değil.
Dolayısıyla Samsunspor sadece önemli oyuncularını kaybetmedi; iki sezon içerisinde oluşan takım oyununu, saha içi ezberlerini ve rol dağılımını da büyük ölçüde kaybetti.
Bu nedenle bugün Samsunspor’u değerlendirirken geçen sezonun takımını referans almak bana çok doğru gelmiyor. Çünkü artık sahada yeni bir takım var.
Transfer politikasında yön değişti
Ayrılıkların ardından yapılan transferlere baktığımızda kulübün daha farklı bir kadro yapılanmasına yöneldiğini görüyoruz.
Guarino, Oskar, Drapinski ve Sekongo gibi genç, gelişime açık ve potansiyel vadeden oyuncular kadroya dahil edildi. Bu genç grubun yanına Watt, Bayo ve Erakovic gibi daha kısa sürede katkı vermesi beklenen isimlerin eklenmesi kadro dengesi açısından önemli.
Bir diğer önemli nokta ise geçen sezon sakatlıkları nedeniyle yeterince faydalanılamayan Assoumbou, Coulibaly ve Sousa gibi oyuncuların durumu. Bu isimlerin sağlıklı kalabilmesi, sezon içerisinde Samsunspor’un kadro derinliğini doğrudan etkileyebilir.
Fakat burada beklentiyi doğru oluşturmak gerekiyor.
Bu kadar fazla oyuncunun değiştiği ve takımın önemli bölümünün gençleştiği bir yapıda kısa vadede sürekli puan katkısı ve oturmuş bir takım oyunu beklemek oyunculara da haksızlık olur.
Samsunspor bu sezon bir geçiş döneminde.
Yeni rollerin dağıtılması, oyuncuların birbirlerini tanıması, takım içerisindeki hiyerarşinin oluşması ve bireysel performansların yukarı taşınması zaman isteyecek.
Asıl soru işareti savunmada
Benim mevcut kadroyla ilgili asıl soru işaretim ise oyunun savunma tarafında.
Günümüz futbolunda teknik kalite tek başına yeterli değil. Atletizm, güç, hız ve tempo artık oyunun en belirleyici unsurları arasında. Özellikle oyunun iki yönünde aktif kalmak isteyen takımların bu özellikleri kadro içerisinde dengeli biçimde bulundurması gerekiyor.
Samsunspor mevcut kadrosuyla topa sahip olabilen, hareketliliği yüksek ve teknik kapasitesi bulunan bir takım görüntüsü verebilir.
Ancak aynı olumlu tabloyu savunma tarafında görmek şu an için daha zor.
Özellikle savunma geçişlerinde ortaya çıkan güç, hız ve atletizm eksikliği, takımın geniş alanları savunmasını zorlaştırıyor. Top kaybedildiğinde rakibin ilerleyişini erken durduramayan yapı, savunma hattının önünde ve arkasında ciddi boşlukların oluşmasına neden olabiliyor.
Sorun yalnızca savunmacıların bireysel performansı da değil.
Takım halinde verilen alanın büyüklüğü ve bu alanı kapatabilecek fiziksel kapasitenin sınırlı olması, Samsunspor’u geçiş hücumlarına karşı kırılgan hale getiriyor.
Fink’in en büyük sınavı
Bu noktada sezonun en önemli sorumluluklarından biri Thomas Fink’e düşüyor.
Fink’in görevi yalnızca genç oyuncuları geliştirmek olmayacak. Aynı zamanda tamamen değişen bu kadronun içerisinde doğru rol dağılımını oluşturması ve takımın fiziksel eksiklerini oyun organizasyonuyla kapatması gerekecek.
Özellikle savunma geçişlerindeki mesafelerin kısaltılması, top kaybından sonraki reaksiyonun geliştirilmesi ve geniş alanların daha kontrollü savunulması sezonun kaderini belirleyebilir.
Çünkü Samsunspor’un teknik kapasitesini kullanabilmesi için önce oyunun dengesini kurması gerekiyor.
Bence Ocak ayındaki transfer dönemi de tam olarak burada önem kazanacak. İlk yarıda hangi genç oyuncuların seviyeye adapte olduğu, hangi rollerin oturduğu ve özellikle savunmadaki atletizm probleminin ne ölçüde çözülebildiği görülecek.
Eksikler devam ederse Ocak ayında yapılacak hamlelerin de buna göre şekillenmesini bekliyorum.
Sonuçtan önce sürece bakmak gerekiyor
Samsunspor’da son iki sezonun önemli oyuncularının aynı dönemde ayrılması doğal olarak büyük bir boşluk oluşturdu. Ancak kulüp diğer taraftan önemli bir transfer geliri elde etti ve daha genç, gelişime açık yeni bir kadro kurmaya başladı.
Bu nedenle bu sezonu yalnızca haftalık sonuçlar üzerinden okumak eksik kalacaktır.
Asıl bakılması gereken; yeni takımın nasıl geliştiği, genç oyuncuların hangi seviyeye geldiği, rollerin ne kadar doğru dağıtıldığı ve Samsunspor’un yeniden bir takım kimliği oluşturup oluşturamadığıdır.
Bir dönem kapandı.
Şimdi Samsunspor için yeni bir takım kurma zamanı.
Bu sürecin ne kadar başarılı olacağını ise yalnızca alınan puanlar değil, sezon ilerledikçe ortaya çıkacak oyun ve gelişim gösterecek.















